Ankaragücü'nden kupaya veda, genç oyunculara merhaba!

Ankaragücü, Ziraat Türkiye Kupası'nın grup aşamasında oynadığı Alanyaspor maçından beraberlikle ayrıldı. Gruplarda daha önce İskenderunspor ile 1-1 berabere kalan, Çaykur Rizespor'a da 2-1 mağlup olan Ankaragücü, bu sonuçla Ziraat Türkiye Kupası'na grup aşamasına veda etmiş oldu.

Tabii şu an bu yazımı okuyan herkesin çok derin bir "Ahhh!" çektiğini hissedebiliyorum. Son 2 sezon Türkiye Kupası'nda yarı finali gören ve final aşamasına kadar gelen bir Ankaragücü takımı vardı. O 2 sezonda da pasaportlar hazırlanmış, Avrupa hayalleri kurulmuş, final hazırlıklarına başlanmış, binlerce taraftarla bir başka şehre çıkarma yapma planları yapılmıştı.

Ama sonu hep hüsran oldu.

Şimdi düşünüyorum da, o son 2 son ki yaşadığımız heyecana bakın, bir de şu an bize yaşatılanlara...

Gerçekten inanılmaz diyorum.

Gerçekten böyle bir travmayı bize sadece Ankaragücü yaşatabilirdi!

GENÇLERİ İZLEDİK

Ankaragücü-Alanyaspor kupa maçı öncesi içimde fazla bir heyecan yoktu. Birde son dönemde sürekli soğuk havada maç izlemekten daralmıştım. Antalya - Beşiktaş maçını 15.00'de oynatan zihniyet Ankara'nın korkunç ayazında bizi yine soguğa mahkum etmişti.

Açıkcası bu sezon kupada bir an önce elenmeyi istemiştim. Ama işte çekilen kuralar, takımı grup aşamasına getirmişti.

Alanyaspor maçı için de Eryaman Stadı'na 2 konuyu merak ederek geldim.

Birincisi; acaba Bandırmaspor maçının ardından taraftarın sayısı ve tavrında bir değişim olacak mıydı?

İkincisi de elbette genç oyuncuları izlemek istiyordum.

Mustafa Hoca gençlerden Enes Tepecik, Miraç Şimşek ve Sıraç'ı ilk 11'de başlattı.

Sıraç ve Miraç 90 dakika sahada kaldı. Enes Tepecik 62 dakika.

İkinci yarının hemen başında kaleci Ersu'nun yerine Görkem Cihan, Owusu'nun yerine de Raşit Efe oyuna girdiler.

Enes Tepecik'ten başlarsak, sezonun ilk yarısını Ankaraspor'da geçirdi. Hiç forma şansı bulamadan Ankaragücü'ne dönüş yaptı. Beklentilerden uzak olmasına rağmen, çalışkanlığı iyiydi.

Sıraç bir kez daha sürekli oynarsa faydalı olabileceğini gösterdi. Bu seviyede bir Süper Lig takımına karşı fiziksel olarak iyi direndi, temposu hiç düşmedi. Çok istekliydi. Hatta sakatlandıktan sonra bir ara teknik direktör Mustafa Dalcı, ona "Kendini fazla zorlama!" diye uyarıda bulundu.

Miraç Şimşek 90 dakika sahada kaldı. Karşısına kim gelirse savaştı, karşı durdu, ikili mücadeleleri hep kazandı. İlginç olan hep çok kısa boylu olduğundan dolayı dezavantajlı diye düşünüyordum. Ama hava hakimiyeti çok iyi. Belli ki bu zaafını kapatmak için sıçrama dersleri almış. Savunma yönü güçlü bir bek geliyor. Hücumunu da geliştirecektir. Gerçekten Miraç'ı çok beğendim.

İkinci yarının başında kaleci Görkem Cihan sahaya girdi. Görkem Cihan aslında esame listesinde yoktu. Ancak, maç başlamasına yaklaşık 20 dakika kala esame değişti ve Mahmut Tekdemir'in yerine listeye dahil oldu. İyi ki de olmuş. Mustafa Hoca keşke onu veya Fatih'i ilk 11'de maça başlatsaydı. Görkem golde biraz daha uzanarak topu çıkarabilirdi. Ama bunu tecrübe eksikliğine yoralım. Bunun dışında 4-5 net pozsyon kurtardı. Bir kere refleksleri çok iyi. Zamanla kendini daha da geliştirecektir.

Raşit Efe ikinci yarının başında oyuna dahil oldu ve stopere geçti. Mesut Emre Kesik'de orta sahaya kaydı. Arda Ünyay'dan sonra Ankaragücü yeni bir stoper kazanıyor demek için çok erken. Ama en azından umut var. 1.golde iyi sıçrayıp vurdurmayabilirdi. Ama bunun dışında hata yapmadı. Elbette yer tutma gibi sorunlar var. Ama bunlar öyle 1 maçta çözülecek işler değil.

Maçla ilgili birde Cem Türkmen'den bahsetmek istiyorum. Boluspor maçında iyi oynayıp, sakatlanmıştı, sonrada bir türlü ritmini bulamamıştı. Nihayet bu maçta iyi oynadı. 90 dakika sahada ayak basmadığı yer kalmadı. Eğer böyle devam edebilirse bu sezonun kalan kısmında çok katkı verecektir.

Kim ne derse desin, teknik direktör Mustafa Dalcı'nın kimyası, takıma sırayet etmiş. Dalcı'dan sonra oyun gücü, arzu ve mücadele anlamında takımda olumlu görüntüler var. Ankaragücü'nün genç oyuncularla bir Süper Lig takımına karşı nasıl mücadele edebileceğini gördük. Dalcı'nın oyuncularla uyumu iyi görünüyor. Takımdaşlık artmış. Golde ki herkesin kenetlenmesinden bunu görüyoruz. Bunlar Ankaragücü için bu sezon görmediğimiz şeyler olduğu için çok hoşumuza gidiyor. Mustafa Dalcı'nın oyunculara iyi geldiği, kafalarını artık futbola verdiklerini rahatlıkla görebiliyoruz.

TARAFTAR AZDI AMA DESTEK VERİLDİ

Bandırmaspor maçının ardından taraftarın tavrında acaba olumlu bir dönüş olur mu diye merak ediyordum. Uzun zamandır ilk kez tepkisiz bir maç oynandı. Taraftar sayısı yine azdı. Ancak sayı Bnadırmaspor maçından biraz daha fazlaydı. Takım maçın başında tüm tribünlerden davet edilerek alkışlandı. Maç içinde de tepki olmadı. Özellikle ikinci yarıda taraftardan güzel destek geldi. Görkem'in kurtarışları, Miraç ve Cem'in müdehaleleri, Sıraç'ın çabası hep alkışlandı.

Bunu da olumlu bir gelişme olarak düşünüyorum. Maçın sonunda taraftarlar üşüdüğü için hemen stattan ayrıldılar. Keşke Görkem çağrılıp bir jest yapılsaydı.

ÖNÜMÜZE BAKALIM

Benim tanıdığım ve gördüğüm 2 yönetici protokoldeydi. Birde maç çıkışı başkanın arabasını çıkarken gördüm.

İyi sonuçlar gelmeye devam etse, takımda bazı olumlu dönüşler olacak diye umuyorum. Bunun için biraz daha beklemek gerekecek.

Evet Alanyaspor maçıyla, bu sezon ki kupa macerası da sona erdi. Artık önümüzü, Adanaspor maçına ve lige dönmeliyiz.