Başkent Ankara’da Türkiye’nin ilk ve en büyük doğa müzesini keşfedin!

MTA Tabiat Tarihi Müzesi, Türkiye'nin ilk ve en büyük doğa tarihi müzesi olarak, doğa tarihi, paleontoloji, madencilik ve jeoloji alanlarında zengin koleksiyonlarıyla ziyaretçilerini binlerce yıllık bir zaman yolculuğuna çıkarıyor.

Başkent Ankara’da Türkiye’nin ilk ve en büyük doğa müzesini keşfedin!

Maden Tetkik ve Arama Genel Müdürlüğüne (MTA) bağlı olarak 1968 yılında kurulan MTA Tabiat Tarihi Müzesi, doğa tarihi, paleontoloji, madencilik, mineroloji ve jeoloji alanlarında Türkiye'nin en kapsamlı müzesi olma özelliğini taşıyor. 1968'de kurulan müze, Türkiye'nin ilk ve en büyük doğa tarihi müzesi olarak önemli bir bilimsel ve kültürel mirası günümüze taşıyor.

2011 YILINDA YENİDEN ZİYARETE AÇILDI

MTA Tabiat Tarihi Müzesi'nin koleksiyonu, 1960'lı yılların başında başladı ve 1968 yılında Genel Müdürlük Binası içinde ziyarete açıldı.

Açılıştan sonra müze, MTA'nın arazi çalışmalarında elde edilen fosil, kayaç ve mineral örneklerinin yanı sıra, üniversiteler ve diğer kurumlar tarafından bağışlanan örneklerle zenginleştirildi. 1998 yılında yeni bir müze binasının yapımına başlandı ve 2003 yılında yeni binasına taşınan müze, 2004'te geçici olarak kapatıldı, 2011 yılında ise yeniden ziyarete açıldı.

Başkent Ankara’da Türkiye’nin ilk ve en büyük doğa müzesini keşfedin!

TÜRKİYE’NİN İLK JEOLOJİ PARKINA SAHİP

MTA Kampüsü'nde yer alan Türkiye'nin ilk jeoloji parkı, İhsan Ketin Türkiye Jeoloji Parkı, müzenin bir parçası olarak ziyaretçilerine Türkiye'nin önemli jeolojik yapıları ve kayaçları hakkında bilgi veriyor. Ayrıca, Şehit Mehmet Alan Enerji Parkı da 2013 yılından bu yana müzeye bağlı olarak hizmet veriyor. 2017'de ise parka kurulan rüzgar türbini ve güneş paneli ile parkın elektrik ihtiyacının önemli bir kısmı karşılanmaya başlandı.

Başkent Ankara’da Türkiye’nin ilk ve en büyük doğa müzesini keşfedin! - Resim : 2

MÜZEDE 13 BİN YIL ÖNCESİNE YOLCULUK

Müze, beş binden fazla örneği barındıran sergi salonlarıyla da dikkat çekiyor. Güneş Sistemi bölümü, gezegenlerin tanıtımının yanı sıra ay taşı, yıldırım taşı ve gök taşları gibi özel örnekleri sergiliyor. 2002 yılında Ankara'da gökyüzündeki yıldızların konumunun gösterildiği bu bölüm, bilimsel keşiflere olan ilgiyi artırıyor.

Müzenin birinci katında yer alan "Akvaryum" bölümü, 2019 yılında yenilendi ve burada omurgalı ve omurgasız fosillerin sergilenmesiyle ziyaretçilere eski dünyayı tanıtıyor. Bu bölümde yer alan 185 milyon yıllık dev ammonit, 3 bin 500 yıl öncesine ait Maraş Fili ve 13 bin yıl öncesine ait insan ayak izleri gibi değerli fosiller, müzenin öne çıkan parçalarından.

Başkent Ankara’da Türkiye’nin ilk ve en büyük doğa müzesini keşfedin! - Resim : 3

NESLİ TÜKENEN BİTKİ VE HAYVANLAR İÇİN DİYORAMA BÖLÜMÜ

Müzede ayrıca, tükenmekte olan Türkiye'ye özgü bitki ve hayvanlara dair canlandırmaların sergilendiği Diyorama bölümü de bulunuyor. Beypazarı'nda 1974 yılında bulunan son Anadolu panteri ve Ankara tavşanı gibi nadir türlerin canlandırmalarına yer veriliyor. "Süs Taşları", "Türkiye Yeraltı Kaynakları", "Sistematik Mineraloji" ve "Türkiye Madencilik Tarihi" gibi bölümler de müzenin diğer ilgi çekici alanlarından.

2017 yılında açılışı yapılan "Bilim Tüneli" de, ziyaretçilere Türkiye'nin jeolojik mirası, Güney Afrika'nın safari parkları, deniz altındaki biyolojik çeşitlilik ve çiçeklerin dünyası gibi konuları keşfetme imkanı sunuyor.

Kaynak: Cansu Baloğlu
SONRAKİ HABER